İlhami Emin devamla dedi ki: “Ben Vera’nın o defterini almak istedim. Fakat bizim eski bakanımız Fahri Kaya şiddetle itiraz etti ‘Sakın alma’ dedi. Gümrükte Rus Polisi bu defteri üzerimizde yakalarsa başımıza binbir türlü belâ gelir. Ben de korktum ve almadım. Sonradan öğrendiğime göre, Vera o defteri Türkiye’den gelen başkalarına vermiş. Onlar da Vera’nın yazdıkları Rusya‘ya, Sosyalizme ve Nâzım’a zarar verebilir düşüncesiyle defteri alıp yok etmişler. Yani yakmışlar!”
İlhami Emin de, anlattıklarını dinleyenler de hep hayattadırlar. Bizim Türkiyeli komünistlerimiz sövüp saymadan önce bu konuyu araştırmalıdırlar!
İddia ediyorum: Nâzım Hikmet’in Rusya’da beş paralık bir itibarı yoktu.
Moskova onu, âdeta bir paspas gibi kullandı ve öldürdü.
Nâzım’ın komünist arkadaşlarından Zekeriya Sertel, NAZIM HİKMET’İN SON YILLARI isimli eserinin 141-142. sayfalarında diyor ki:
-(Nazım) Bak şu partinin başında bulunan arkadaşlara derdi. Hiçbirinin ciğeri beş para etmez, kafaları işlemez. Ama boyun eğmesini becerdikleri için, partide şerefli mevkilere geçerler. Bana bunu çok görürler” Zekeriya Sertel diyor ki: “Nazım’ı parti eylemlerinin dışında tutuyorlardı. Onu toplantılara çağırmıyor, hiçbir meselede oyunu almıyor, ona aralarında yer vermiyorlardı.”
Nazım, Moskova’nın bu tavrına “gık” bile diyemeden öldü. Bu mu çok itibarlı kişi? Bu adam mı Türkiye’ye itibar kazandıracak?
Yavuz Baki-Türkiye

