Hangi Deniz Gezmiş?Deniz Gezmiş Hakkında Bilinmeyenler

Deniz Gezmiş Hakkında Bilinmeyenler



Deniz Gezmiş, “Faşist cumhuriyet savcılarına ifade vermem.Deniz Gezmiş, “Faşist cumhuriyet savcılarına ifade vermem.


Bir Deniz Gezmiş Hayatına once bakalım

Deniz Gezmiş, (27 Şubat 1947, Ankara, Ayaş - 6 Mayıs 1972, Ankara) 1965'ten sonra Türkiye’de gelişen sol hareketlerin önemli figürlerinden ve Terör örgütü Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) kurucu ve yöneticilerindendir. Yasadışı eylemleri nedeniyle idam edilmiştir Öğretmen bir ailenin çocuğu olarak çeşitli kentlerde ilk ve ortaöğrenim gördü. Liseyi İstanbul’da bitirdi. Henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı. 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne giren Gezmiş, 1965'te İsmet Özel’in de yer aldığı Türkiye İşçi Partisi’nin Üsküdar şubesine üye oldu. 31 Ağustos 1966'da Ankara’dan İstanbul’a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik isçilerinin Taksim Anıtı’na çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı. Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talabe Federasyonu(TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmis,30 Ocak 1968'de arkadaşlarıyla Devrimci Hukukçular Örgütü’nü kurdu…

11 Ocak 1971'de Terör örgütü Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) adına Ankara’da İş Bankası Emek Şubesi’nin soygunununda yer aldı. 4 Mart 1971'de dört ABD’li erin Ankara Balgat’taki Tuslog Tesisleri’nden kaçırılmasında yer aldı. Erlerin serbest bırakılmasından sonra Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Gemerek nahiyesinde güvenlik güçleriyle girdiği çatışma sonucunda Yusuf Arslan’la birlikte yakalandı. 16 Temmuz 1971'de başlayan THKO-1 Davası’nda Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesinin ihlali gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.




Peki Deniz Gezmiş ne için savaştı



Deniz Gezmiş’ten 30 yıl sonra, aynı geleneğin temsilcilerinden Taner Akçam, bir söyleşimizde Deniz’lerden devraldıkları mirası anlatırken şöyle diyecekti

(Cinsel özgürlük, 68'li ağabeylerimizin yaptığı en önemli kültür devrimlerinden biriydi. Cinsel ilişki için evlilik şartı aramayacak kadar özgürlükçüydüler. O sayede biz üniversitede bu konuda çok özgürdük)



Mehmet Şevket Eygi’ye göre


(Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Cihan Alptekin… İşte Deniz ve bu arkadaşları, THKO’nun kurucularıdır. Nedir bu THKO? Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’dur. Bu terör örgütü ilk silâhlı eylemini 29 Ocak 1970 tarihinde yapmıştır. Şiddete dayalı aktivist bir harekettir. Onlar Marksistti. Türkiye’de kızıl bir düzen kurmak istiyorlar ve bunu silâhla, şiddetle, savaşarak gerçekleştirmeye çalışıyorlardı.)

Sayın Bülent Arınç’a göre

“Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hayatını incelediğimizde çoğu 68’linin ideolojik kavga, lider olma hevesi, para ve kadınla elde edildiklerini görüyoruz.”

Yoksa devrimciler para ve kadın için mi savaştı?

Deniz gezmişle beraber Filistin el-feth kamplarında gerilla eğitimi almıştır.
Buradaki EĞİTİMİ UÇAK VE HELİKOPTER ÜZERİNE DİR.
MADEM HELİKOPTER UÇAĞA MERAKLISIN GİT PİLOT OL.
NE AMAÇLA ÖĞRENİYON Kİ???

((BUNLAR KENDİNİ AŞTI ŞİMDİ KARŞI OLDUKLARI AMERİKANIN MALINI KULLANIYORLAR.—GALİBA “KARŞI KARŞI DURURKEN YÜZLERİNE HASRET KALDILAR”---))


Sakın konuyu değiştirmeye, saptırmaya çalışmayın. Size soruyorum:
1- Deniz Gezmiş’in silâhlı eylemi, Atatürkçü rejime başkaldırısı normal ve mâsum muydu?
2- O tarihlerde yapılan banka soygunları, kolluk kuvvetleriyle çatışmalar, İsrail konsolosu Elrom’un kaçırılıp öldürülmesi doğru muydu?
3- Deniz Gezmiş ve arkadaşları mevcut bozuk düzeni yıkarak onun yerine nasıl bir düzen kurmak istiyorlardı? Marksist bir düzen. Kuzey Kore’de olduğu gibi. Kore yarımadasında yaşamak zorunda kalsanız, Kuzey’de mi, Güney de mi yaşamak istersiniz?

Deniz gezmiş yakalandı

12 Mart 1971 muhtırasından sadece altı gün sonra Sivas’ın Gemerek ilçesinde yakalanıp Ankara’ya getirilen Deniz Gezmiş’i sorgulayan kişi Demiral’dı. Deniz Gezmiş, Demiral’ın önüne getirildiğinde hakkında tam 11 ayrı suçlama vardı.5 tanesini sayalım

1- ABD Büyükelçisi Kommer’in arabasının 6 Ocak 1969 günü Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) yakılması.
2-bir erin ölümü ile sonuçlanan ODTÜ kampüsündeki çatışma.
3- hacze giden avukat ve polislerin Sevim Onursal’a ait evde silah zoruyla alıkonulup bağlanması.
4-25 Ağustos 1969 günü bindikleri taksi şoförünü (Mesut Erdinç) kendilerini ihbar etmesin deyip ağzını bantlayarak küvete koyduktan sonra orada unutup ölümüne sebebiyet vermek
5-29 Aralık 1969’da ABD büyükelçiliği önündeki polis noktasını tarayıp polisleri yaralamak gibi olaylar vardı.

Sayın Nusret Demiral bu 11 olayı saydıktan sonra, “İfadeni alacağız.” deyince Deniz Gezmiş, “Faşist cumhuriyet savcılarına ifade vermem.” cevabını veriyor.


Kim faşist size soruyorum?


Deniz gezmiş’in sonu

Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Bu bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.

Sayın Savcı,
1. Amerikan emperyalizmi gayrî millîdir.
2. Ona ortaklık edenler ulusumuza ihanet etmişlerdir.
3. Emperyalizme karşı mücadele suç değildir, silahlı mücadele ise Anayasayı ihlâl değildir.
4. Gayrî millî olan emperyalizm ve ortaklarının sömürüsü, Anayasaya aykırıdır.
Buna göre iki şey var:
1. Eğer belli bir hata sonucu, iddianame ve mütalaayı hazırladınızsa, dikkatli olunuz; idamını istediğiniz kişiler kasaplık koyun değildir ve siz savcısınız…
2. Yok eğer yaptığınızın bilincinde iseniz; yolunuz açık olsun.

Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde idam edildi. İdam edilmeden önce son isteğinin Rodrigo’nun Aranjuez konçertosunu (muhtemelen Adagio’sunu) dinlemek ve bir bardak demli çay içmek olduğu söylenir, ama bu isteğinin yerine getirilmediği bilinmektedir. Bir başka iddiada ise Deniz Gezmiş’e son isteği sorulduğunda idamını kendi gerçekleştirmek istemiş ve tam idam edileceği sırada altındaki tabureyi kendi itmiştir. Bir başka iddia da ise idam edilecek olan 2 arkadaşıyla vedalaşmak istediği söylenir ki Hoşçakal Yarın filminde de böyle gösterilmektedir. İdam kemendi boynundan geçirilirken de, hücresinden alınıp apar topar darağacına götürülürken giymesine izin verilmeyen botlarının askerlere bırakılmamasını, ailesinden birinin almasını istediğini belirtmişti.


Son sözleri: “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun Emperyalizm!” oldu.


Deniz Gezmiş idamında CHP payı

1972'de Deniz Gezmiş ve 2 arkadaşının idam edilmesi İdamlar sırasında 12 Mart ara rejim hükümetinin Başbakanı, CHP’li Nihat Erim’di. İdamlar Meclis’e geldiğinde CHP’lilerin önemli bir kısmı da idam için el kaldırmıştı…

0 yorum:

Yorum Gönder